TAKIM ÇALIŞMASI

Bir iş yerinde çalışanlara söylenen ilk şey “Arkadaşlar lütfen takım çalışması yapalım”dır.Çünkü tüm üst düzey yöneticiler şunu benimser.
“Arkadaşlar değişim şart, lütfen takım çalışması yapalım”. Bu görüşler daha uzayıp gidebilir. Ha! Bir de vizyon ve misyon oluşturma sürecini unutmayalım. Her şirket büyük puntolarla hazırladığı vizyonumuz ve misyonumuz tablolarıyla duvarlarını süslemişlerdir.
Sanki biz üniversiteye gelinceye kadar vizyon ve misyon kelimelerini sık sık kullanmış gibi bizden hemen bu kavramlara uyum sağlamamızı beklerler.
Ben küçükken babamın bana”Vizyonun nedir?” oğlum diye sorduğunu hatırlamıyorum. Arkadaşlarımla oynarken “Oğlum bak benim vizyonum tüm misketleri elde etmek” dediğimi de hatırlamıyorum.
O kadar meraklıyız ki başka dillerde kullanılan kelimelere. Başka ülkelerde hazırlanan problem çözme yöntemlerini türkçeye çevirip kullanmayı büyük bir şey zannediyoruz. Amaç, hedef gibi güzel kavramlar varken niçin bu özenti.
O yüzdendir ki Türkiye’de bir çok eğitim danışmanlık şirketleri vardır.Bir şirket hizmetiçi eğitim kapsamında eğitim uzmanlarından yardım istemektedirler. Şirket çalışanları artık alıştılar bu tip seminerlere. “Nasıl olsa anlatıp anlatıp, parayı alıp gidecekler” diye düşünür çalışanlar.
Ben bir grup çalışana çalışma yaptığımda ilk sorduğum soru şu oluyor:
Şirketin genel müdürü senin kaç çocuğun olduğunu biliyor mu? Ya da sen hiçi genel müdürün evine gittin mi? Bu grup yönetim kademesinde çalışan 40 kişilik bir gruptu. Daha tam anlamıyla bu tarz soruların hepsine evet diyen çalışanların olduğu bir kurumla karşlaşmadım. Türkiye de bu şekilde çalışan Enka İnsaat gibi büyük kurumların olduğunu biliyorum.
Bizler bir işyerinde birlikte çalışıyorsak eğer birbirimizin farkında olamalıyız. “İletişim Kurma Yöntemi” ile ilgili yazdığım makalede bukonuyu anlattım.
Şimdi gelelim takım çalışmasına. Dünyanın en zor şeyi gibi geliyor bize anlaşmak. Ama öyle değil. Çok kolay.Kendin için istediğin şeyleri başkaları için de istersen takım çalışmasını ilk adımını gerçekleştirmiş olursun. Bu yazdığım ilk koşulu niyet kavramı adı altına alabiliriz galiba. Daha sonra çalışacağımız proje konusu ile ilgili bilgimizin tam olması lazım. Ben bu arada takım çalışmasını bir proje üzerinde çalışan bir takım açısından ele alıyorum. Bilgimiz tam olursa karar vermemiz kolay gelir. Bilgimiz tam olduktan sonra sıra becerimizi göstermeye geldi. Kişiliğimizin gerçektentakım çalışmasına yetkın olması gerekir. Bu da meslek seçiminin önemine getiriyor. Kendimize uygun, Yetenek ve ilgimize uygun bir meslek seçmek takım çalışmasının temelini oluşturuyor. Niyet-Bilgi-Beceri-Eylem-Sonuç dönügüsü sağlam bir takım çalışması ve yaşam başarısını getirir.
Şimdi de takımlara bir göz atalım. Şirketin her kademesi kendi içinde bir takım olduğu gibi şirketin tamamı da bir takımdır. Daha sonra şirketin faaliyet gösterdiği sektördeki tüm şirketler bir takımdır. Takımlarda başarı elde edildiğinde bu herkesi olımlu etkiler. Herhangi bir takımda başarısızlık olduğunda kısa vadede o takımı ve şirketi, uzun vadede tüm sektörü etkiler.
Değerli okuyucularım başarıya ulaşmanın tek yolu iyi niyetli olarak işe başlamaktır. İnsanlara başarılı olamalrı için zaman vermek de bir diğer aşamadır. Şunu unutmayalım ki gerekli zaman verildiğinde bir çok karmaşık işi bir çok insan becerebilir.
Niyetimizi ancak kendimiz anlatarak ortaya koyabiliriz. Ondan dolayıdır ki insanlar konuşarak kendilerini ve yapacakları işi anlatırlarsa o iş gerçekten başarıya ulaşır. Saygı ve sabır takım çalışmasında ve yaşamımızın her kademesinde bizi yücelten ve sorunlardan koruyan becerilerdir. Kadir Özer ‘den aldığım Öfke ve Kaygı ile başetme grup alışmalarında yaşadıklarımı hiç unutamam. Bir çalışmada grup üyelerinden birini seçti ve sağ elini havaya kaldırır mısın dedi. Arkadaş kaldırdı. Ayağa kalkarmısın dedi. Onu da yaptı. 360 derece etrafında döner misin dedi. Arkadaş onu da yaptı. Daha sonra “Burnunu karıştırır mısın?” diye sordu. Arkadaş şaşkınlıkla hayır dedi. Daha sonra Kadir Bey neden diye sordu. Bu toplumda kabul edilebilir bir davranış değil dedi. Peki neden önceki söylediklermi yaptın dedi. Siz istediğiniz için dedi. Bu uygulamanın ardından Kadir Bey’in ağzından o inci gibi cümleler dökülmeye başladı. Bir kere önceki söylediklerimi ben istediğim için yapmış olsaydın burnunu da karıştırırdın. Yaptığımız ve yapmadığımız her şeyi kendi irademizle yerine getiririz. Bu gücümüzün farkında olup gücümüzün farkında olmaya başlayın dedi. Telefonu çaldığı için değil istediğimiz için açarız. Gayet mantıklıydı ve benim için bir dönüm noktasıydı. Her birimizin yaşamda dönüm noktaları olacaktır. Bu zamanların farkında olmak düşünmek önemli…..

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>